Ülkemizdeki Turizm kavramına Sağlık turizminide eklemek ve bu doğrultuda acil olarak ciddi önlemler  almak zorundayız.



Özellikle bu yüz yılın başından itibaren dünya genelinde Globalleşen dünyanın ekonomik sosyal ve kültürel olarak ülkelerin ekonomilerine katkıları ciddiye alındı ve hep konuşuldu.  Bazı ülkeler bu konuda turizm sektörlerinde yapısal ve yasal olarak çağa ayak uydurmak adına gerekli düzenlemelere öncelik verdi. Değişen yeni dünya düzeninde turizmin ülkeler bazında kendini yeni çağa uydurma ve yeni turizm pastasından pay alma gayretini biliyoruz. 

Ama dünya genelinde neredeyse iki seneyi aşkındır yaşanmakta olan pandemi tüm dünyada turizm anlayışını sil baştan değiştirdi. Pandemi ile birlikte dünya genelinde otelciliğin standartları da  köklü bir değişimi zorunlu kıldı. Bu anlamda sağlık turizminin önplana çıktığını ve ilerleyen yıllarda da sağlık turizminin ciddi talep alacağını söylemek zor olmasa gerek. 

Öncesinde türkiyede turizm sektörünün lokomotifi diyebileceğimiz bir kaç marka dışında turizme gereken önemi ve  ciddiyeti göstermediklerini üzülerek söylemek zorundayım. Örneğin otellerde kalite ve standartların hatta kalifiye personelin oluşumunda, otelcilik tabiri ile "repeat guest" tekrar eden misafir profilinin oluşumuna kadar bir çok konuda mihenk taşı niteliğindeki Haccp hala bir çok otelde gereksiz maliyet nedeni ike uygulanmamakta. Yine yiyecek ve içecek hizmetlerinin ürün skalası anlamında dünya standartlarına ulaştığı Türkiye turizmi, özellikle yiyecek ve içecek ile ilişkili olması nedeniyle kadrolarında bir gıda mühendisine veya bir gıda teknikkerine yer açmaları zornluluk haline gelmiştir.

Dünyada pandemi ile beraber değişime uğrayan turizm anlayışının Türkiyede sürdürülebilmesi ve önümüzdeki yıllarda çok rağbet görecek sağlık turizminin uygulanabilir olması, he ne kadar ekipman, mimari, gıda güvenliği ve hijyeni olarak değişim gerektirse de  aynı zamanda turizmde kalifiye personel açığının da acilen kapatılması gerekmekte. Eğer tüm dümyada değişen ve değişmekte olan turizm konseptinde bizde varız diyorsak, bakanlık düzeyinde turizm konusunda hatları kalın çizgilerle çizilmiş bir çok yasa kural ve kadileren oluşturulması zorunludur. Aynı zamanda özellikle turizm otelcilik eğitim müfredatının sil baştan yenilenmesi sağlanmalı, ve daha iyi bir eğitim ile otel personelinin mesleğe bakışı dahası işletme sahiplerinin otel personeline bakışına bir boyut kazandırılmalıdır. Ne yazık ki hala otellerin kat hizmetlerinde çalışan personele, yiyecek içecek hizmetlerinde çalışmakta olan garson, barmen, resepsiyonist,   doorman, aşcı vesaireye hizmetli gözü ile bakılmakta. Turizmde liyakata önem verilmeli ve acilen önlem alınmalıdır.

Gelelim sağlık turizminin önemine, pandemi sağlığın tüm değerlerin üzerinde olduğunu aslında biliyor olmamıza rağmen tekrar bizlere ve tüm dünyaya hatırlattı. Dolayısıyla bu tarafa doğru bir yönelim zaruret haline gelmiştir. Aynı zamanda turizm hem Dünya hemde Türkiye için vaz geçilmez ekonomik değeri olan sektör. Öyle ise dünyadaki değişime ayak uydurmak ve turizmde bu çağın gereklerini yerine getirmek zorundayız. 

Türkiye turizmi sağlık turizminde faaliyet göstermeyi ve bende varım demeyi düşünüyorsa, detox hypoxi, ve benzeri bir çok trend uygulamada yapılmış olan hataları yapmamalı daha ciddi ve köklü değişiklik yapmalı. Bildiğiniz gibi bir dönem bazı otellerde uzman kadro ve ekipler ile uygulanan detox sonra hypoxi gibi programlar zamanla gerekli bilgi ve uzman kadro olmaksızın bende varım demek adına her otelde uygulanmaya başlandı. Aslında sağlık açısından ciddi bir öneme sahip bu ve benzeri uygulamalar malesef bir çok otelin veya sözüm ona sağlık merkezinin yanlış yöntemleri ve eğitimsiz kadroları nedeni ile kişilerin bu tür uygulamalara olan bakış açısını negatif yönde etkilemiştir. 
Konuyu biraz uzattığımın farkındayım ama çok fazla değişkeni olan bir konuda özet çıkarmak oldukça zor. Tekrar sağlık sağlık turizmine dönecek olursak öncelikle otellerin kadrolarını profesyonel hale getirmeleri, gıda güvenliği ve hijyeni anlamında profesyonel haccp firmalarından hizmet almaları, kadrolarında gerekli sağlık personeli, diyetisyen, gıda mühendisi veya gıda teknikeri kadrolarını oluşturmaları, genel hizmet kurallarını bireysel boyuta dönüştürürleri, türkiyenin jeotermal konumuna uygun tesislerin yapılanması, özellikle üniversite hastaneleri ve özel hastanaler ile iş birliği yapılmalıdır. 

Sami CEYLAN