Hayat öğretir insana, zalimle yaşarken merhameti.



Öğrenmenin en iyi yolu tecrübe etmektir zalimle merhameti, kibirli ile alçak gönüllü olamayı, doymayan karınlarla şükretmeyi öğretir. Öyledir hayatı boyunca zulüm görmüş birine zulmü değil merhameti sormalısınız, merhametin değerini o bilir. Namusuz ile yaşayana sorun anlatsın size namus ve onurun ne büyük değer olduğunu. Elinizde olan şeyin kıymetini bilmezsiniz kaybetmek te istemezsiniz ama bu onun manevi değerinden değil elinizde olmasından size ait olmasından kaynaklanır ama onun değerini bilmezsiniz değer kıymet ancak kaybedildiğinde yokluğu hissedilir. 

İnsanı güçlü kılan edindiği kötü tecrübeleridir. Güçlü olmak, sahip olmak değil kıymet bilmektir. Onurlu insanlar saltanat içinde yaşamazlar ama onlar yaşar hayatı onlar mutludur huzurludur geceleri başını yastığına koyduklarında. An gelir haysiyetin gerçek değerini haysiyet sizlerden öğrenirsiniz. Toplumun içerisinde insan siluetinde ruhsuz yaşayan ölüleri görür hayatın size lütfettiği güzelliklerin farkına varır şükreder ve şükür etmeyi öğrenirsiniz gölgelerden.

İnsan fıtratı gereği hoş olmayan işler yapmaya meyillidir, çünkü zordur onu doyurmak onu mutlu etmek, çünkü o hep fazlasını ister. Ama ne tuhaftır insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey önce kendisine dürüst olmasıdır ancak o zaman huzur bulur ancak o zaman mutludur.  

Derler ya karpuz değil içini açasın. İhanete uğradığınızda ihanet edene değil kendinize bakın, zira o meşrebine itaat size ihanet etmiştir. Peki sorun ne o zaman? Sorun sizin tercihleriniz sorun sizin öğrenmek için seçtiğiniz yol, sizin sadakati ve vefayı ihanetten öğrenmek istemeniz. Sorun sizin doğruyu menbağında aramınız. 

Çünkü siz zoru seçip paylaşmayı, günün sonunda avucunuza konulanı hak etmek için azmi, kibir yerine tevazuyu seçtiniz, çünkü siz dilinizi esenizde taşımayı değil olması gereken yerde taşınayı tercih ettiniz.

Sami CEYLAN