Amiral olamasın demedim, Adam olamazsın dedim.
Yıllar önce yaşlı bir amcadan duyduğum güzel bir masalı sizinle paylaşmak istedim. Toplumun vatan, millet, sosyal, kültürel ve ahlaki değerleri çerçevesinde onurlu ve şerefli hayat hedefleyen herkesin düsturu olacak türden bir masal. Dedik ya masal yani hayal ürünü bir başka deyişle hikayeye konu olna herşey hayal ürünü.
Zamanın birinde bir beldede iki erkek kardeş yaşarmış, her ikiside variyetli, kudretli imiş. Büyük abinin haylaz mı haylaz laf dinlemez söz anlamaz bir oğlu varmış. Babasının kodretini arkasına alan haylaz kendini herkesten üstün görür, insanları hakir görür ve kendini diğer insanların yanında efendi olarak tanımlarmış.
Şımarık evladın bu söz dinlemez laf anlamaz tutumu zaman zaman babasının ve tüm ailenin itibarını zedeler aileyi konu komşuya karşı mahcub edermiş. Yaşananlardan rahatsızlık duyan amca bizim şımarığı arada bir yanına çağırır türlü nasihatlerde bulunurmuş. Gel zaman git zaman bizim şımarığın babası rahatsızlanmış, bunun üzerine amca yeğenini çağırarak uzun uzadıya nasihat etmiş ahlaktan edepten hayırlı evlad olmaktan bahsetmiş ve demişki bak baban rahatsız zor durumda ona bu zor günlerinde destek ol.
Bu nasihatler şımarık evladın babasını kaybetmesi sonrasında üç beş ay etkili olmuş ama sonra hal aynı hal. Sonraki bir iki yılda saltana yaşamaya alışık şımarık evlat malı mülkü tüketmiş, şaşalı hayat sona erince daha beter olmuş ne ahlak ne edep ne namus ne haysiyet bu durum amcayı oldukca rahatsız etmiş. Amca tüm heybeti ile oturtmuş karşısına uzun nasihatler sonrasında seni okutacağım, sana ben bakacağım ama adam olacağını hiç zannetmiyorum demiş. Bu söz bizim şımarığa çok dokunmuş başlamış eğitim almaya, subay olmuş, teğmen yüzbaşı, binbaşı vesaire.
Aradan yıllar geçmiş bizimki geride bıraktığı her makamın kibrinide cebine koyarak zirveyi görmüş Amiral olmuş. Derler ya can çıkar huy çıkmaz yine derler ya alışmadık başta takke durmaz diye bizimki Zamanı geldi demiş şu amcayı ziyaret edelim bakalım kim adam olmazmış görsün.
Dönmüş baba ocağına kibri dağlar kadar dünyanın efendisi çalmış kapıyı, yaşlanmış zor zahmet yürüyen amca açmış kapıyı, karşısında yeğeni görünce duygulanmış, tam hoş geldin evlat sefa getirdin diyecek yeğen büyük bir kibirle eşikte dikilir yaziyette omzundaki apoleti gösterip demişki sen bana yıllar önce adam olamassın demiştin bak gör şu omzumdaki apoleti koskoca amiral oldum ben, peki sen kimsin?
Yaşlı adam heybetini bürünüp sade ve dokunaklı bir ses ile, evlat ben sana general olamazsın, amiral olamazsın demedim ben san ADAM olamazsın dedim deyip kapıyı kapatmış.
Adam olmak zor iştir herkes başaramaz adam olmak zor yüktür herkes taşıyamaz.
Dokunaklı hikayeler.
Sami CEYLAN


0 Yorumlar